17 Nisan 2013 Çarşamba

Bir Çikolata Rüyası J'adore

Konak kebapta yediğimiz yemeklerden sonra kızları J'adore a götürdüm. İçeriye girebilmek için (her zaman olduğu gibi) 15-20 dk kapıdaki kuyrukta bekledik. Ama kesinlikle beklediğimiz her dakikaya değdi diyebilirim.



Çok seviyorum J'adore'u. Mütevaziliğini, misafirperverliğini, kibarlığını.. Küçücük iki katlı sıcacık bir mekan. Alt katta siparişlerin hazırlanıyor, hesaplar alınıyor, o muhteşem çikolataların satışı yapılıyor.





 Üst katta 5-6 masa anca var ama dekorasyonu çok tatlı. Garsonları çok güleryüzlü ve çok ilgili. Çikolatalar berbat olsa da (ki böyle bir şey söz konusu bile değil)  garsonların o nezaketi için bile gidebilirim :)

Menüde bir çok tatlı var ve tabi ki çoğu çikolatalı :) biz de herkesin methettiği o meşhur fondülerinden yiyelim dedik ve 3 kişilik olanından söyledik. Gelen fondüyü 4 kişi olmamıza rağmen zorlanarak bitirdik :) Meyveler taze ve güzeldi. Daha önce fondüyü elma ile denememiştim bu yüzden ilk elmayı daldırdım çikolataya. Sonuç: harika! Hayatımda yediğim en güzel fondü (kahve dünyasındakini sollayıp geçti resmen) elmayla daha da bir harika oluyor.
Fondü çatalının yanında kaşık getirmeleri ayrı bir ince düşüncenin göstergesi bence. Meyveler bittikten sonra, kalan çikolatayı kaşık sayesinde yalayıp yuttuk :)



Özetlersek J'adore gerçekten de övüldüğü kadar varmış. Gördüğüm en tatlı mekanlardan biri oldu :)
Sıcak ortamı, kibar garsonları ve harika çikolatasıyla gönlümü taaa içerilerden fethetmeyi başardı :)

Bu arada fiyatını yazmadım 3 kişilik fondü: 21.5 tu sanırım, 2 kişilik olanı da: 12.5 olmalı :)









12 Nisan 2013 Cuma

Konak Kebap - Taksim

Hafta sonu üniversiteden arkadaşlarımla buluştum. Bizim buluşmalarımız bir ilçe konsepti çerçevesinde gerçekleşiyor. Yani her buluşmamızda bir ilçeyi seçiyoruz ve sadece oradaki mekanlara gidiyoruz. Bu seferki seçimimizi Taksim'den ve İstiklal caddesinden yana kullandık. (Gerçekten de çok marjinalsiniz (!) dediğinizi duyar gibiyim :) )

Yer Taksim olunca rehberliği de ben yaptım (diğer arkadaşlar pek iyi bilmediği için) ve doğal olarak yemeği de benim İstiklalde ki en sevdiğim kebapçı olan "Konak" da yedik.

Konak özellikle turistler tarafından çok tercih edildiği için genelde çok kalabalık oluyor. 4 katlı olan mekanımızın en güzel yeri terası bence. Hem havadar, hem de soğuk/sıcak olmuyor. yemekten sonra çayınızı içerken gelip geçen insanları izleyebilirsiniz.

Garsonları ilgili, servisi de yoğunluğa göre iyi sayılabilir. Önden ikram olarak getirdikleri tulum peyniri, tereyağ ve balon ekmek beni her defasında çok sevindiriyor :) Biz kebap tercihlerimizi sarma beyti, adana, urfa ve kanattan yana kullandık, ortaya da yine benim bayıldığım gavurdağı salatasından istedik.




beyti




adana (urfanın da görüntüsü aynı olduğu için onun resmini çekmedim)




                                               kanat


Ben kanat söylemiştim ve gördüğünüz gibi tabak bayağı dolu olduğu için fazlasıyla doydum hatta 3 tanesini arkadaşlara paylaştırdım :)  Kanat güzel pişmişti, içi çiğ değildi ve kokmuyordu (bunlar benim için önemli). Yanında verdikleri pilav sınıfı geçemedi ama aç olduğum için 3-4 çatal aldım.

Beytinin bence sosu biraz fazla kendisi ise azdı. Fiyatıyla oranladığımızda biraz daha çok yemek istiyor insan. Lezzeti genel olarak iyiydi.

Urfa ve adanadan tadamadım fakat daha önce yediğim için onların da gayet lezzetli olduklarını biliyorum.

Fiyata gelecek olursak; kebap çeşitler 12 tl den, salatalar da 5 tl den, çorbalar 3-4 tl, içecekler ise 3 tl den başlıyor.

Yolunuz İstiklal'e düştüğünde uğramanızı tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

26 Mart 2013 Salı

Zeytinli Poğaça

Zeytinli poğaça tam bir kurtarıcı tarif. Malzemelerinin hemen hepsi evde bulunduğu için ani misafir baskınlarının kurtarıcısı oluyor. Ayrıca sabahları ofiste hep bisküvi kemirip durduğum için bana da fayda sağlıyor :)

Gelelim tarifimize:

Malzemeler: 
1 su bardağı su
1 su bardağı süt
1 çay bardağı eritilmiş margarin yada tereyağ
1 çorba kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
1 yumurta (beyazı içine, sarısı üzerine)
yarım paket yaş maya
Alabildiği kadar un
Zeytin


Yapılışı:
Sütü bir cezvede ılıtıyoruz. Hamuru yoğuracağımız kaba alıp içine toz şekeri ve mayayı ekleyip kabarmalarını sağlıyoruz. Daha sonra tuzu, yağı, suyu ve yumurtanın beyazını da ekleyip karıştırıyoruz. Hamur toparlanana kadar un ekleyerek yoğuruyoruz.Kulak memesi kıvamına geldiğinde mayalanması için yarım saat kadar bekletiyoruz. O mayalanırken biz de zeytinlerimizin çekirdeklerini çıkarıp 4 e bölüyoruz. Mayalanan hamurun içine kestiğimiz zeytinleri katarak yoğuruyoruz. Daha sonra hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp şekil veriyoruz. Ve üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp fırına veriyoruz. (Bu arada yumurta sarısını sürmeden önce içine 1-2 damla sıvı yağ katarsak poğaçalarımız daha parlak görünecektir.)






21 Mart 2013 Perşembe

Podufuk Pankekler

Pankek yapması daha doğrusu pişirmesi biraz zor ama ben çok seviyorum. Bu tarifi de deneye deneye buldum ama sonunda sabit ölçülere ulaşabildim :)

Malzemeler:
1 yumurta
2 kaşık tereyağ
3 çorba kaşığı şeker
1 çay kaşığı tuz
1 su bardağı un
1 su bardağı süt
yarım limon
2 silme tatlı kaşığı kabartma tozu
Yarım paket vanilya

Yapılışı:
Önce yumurtayı ve tuzu mikser ile iyice kabarana kadar çırpın. Daha sonra şekeri ekleyip yine çırpın. Başka bir kapta unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyip karıştırın. Süte yarım limonu sıkın ve 2-3 dakika kadar bekletin. Şimdi yumurtalı karışımın içine önce tereyağını, sonra da sütlü karışımı ekleyip bir çatal yada kaşık yardımıyla yavaşça karıştırın. Ve bu karışımı unlu karışımın bulunduğu kaba yavaşça döküp bir yandan da karıştırın. Eğer karışıp topak topak olduysa hiç üzülmeyin tel süzgeçten geçirerek topakları yok edebilirsiniz. Hamurumuz iyice homojen hale geldikten sonra (boza kıvamında olmalı) pankekleri pişireceğimiz tavamızı çok hafif yağlayıp az - orta arası bir ateşteki ocağa yerleştiriyoruz. (Ben minik seramik tavalardan tercih ediyorum pişirmek için. Onlar hem tam pankeklerin olmasını istediğim boyda, hem hamur yapışmıyor hem de kolayca diğer tarafını çevirebiliyorum.) Kepçenin 3/4 ü oranında hamuru tavamıza koyuyoruz. zaten 1-2 saniye içinde hemen kabarcıklar çıkmaya başlayacak. Çıkan kabarcıklar pankekin her yerini sarınca bit spatula yardımıyla diğer tarafını çeviriyoruz ama bu çok zor oluyor tabiki :) ben 3. pankek yapımışımda becerebilmiştim tam anlamıyla çevirebilmeyi :)  

Ve görüntümüz bu şeklide oluyor :)


Katmer Poğaça


Bugün sizlerle yeni öğrendiğim ve hemen denediğim bir tarifi paylaşacağım.

Malzemeler:
1 su bardağı su
1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ
2 çay kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
20 gr maya
Aldığı kadar un
Tereyağ

İçine:
İsteğe göre sosis, peynir, patates (ben sosis kullandım)

Üzerine:
1 tane yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
isteğe göre susam yada çörekotu


Yapılışı:
Sütü ılıtıyoruz. Mayayı ve toz şekeri ekleyip eriyinceye kadar karıştırıyoruz. Üzerine yine ılıtmış olduğumuz suyu ekleyip elimizle karıştırıyoruz. Sıvı yağı ekliyoruz. Başka bir kapta bir miktar (göz kararı) unu eleyip tuz ile karıştırıyoruz. Unumuzun ortasını havuz şeklinde açıp hazırladığımız sıvı karışımı yavaşça döküyoruz. Kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz. Hamur yoğrulup toparlanınca 8 eşit parçaya ayırıyoruz ve her birini merdane ile tabak büyüklüğüne gelene kadar açıyoruz. Açtığımız hamurların aralarına minik terağı parçaları sürüp üst üste koyuyoruz ama en üstteki hamura yağ sürmüyoruz. Sonra üst üste koyduğumuz hamurları oklava ile 30 - 35cm genişliğine gelene kadar açıyoruz. Açtığımız hamuru sigara böreği saracak şekilde 12 - 18 eşit parçaya ayırıyoruz.




İç malzemesini koyarak sigara böreği sarar gibi sarıyoruz. ( Ben sosileri buzluktan çıkardığım için biraz buzlular :) )  Daha sonra üzerine 1 yumurta sarısını ve 1 tatlı kaşığı sıvıyağı karıştırıp sürüyoruz ve tepside yarım saat mayalanmaya bırakıyoruz. Hamurlar mayalanınca 250 derece fırında yaklaşık 25 - 30 dakika kadar pişiriyoruz. Vee çıkınca görüntüleri aşağıdaki gibi oluyoorr :)




Not: Tavsiyem 18 parçaya ayırmanız çünkü fırında bayağı kabarıp kocaman oldular :)



Afiyet bal şeker olsun efendim :)




18 Mart 2013 Pazartesi

Cihangir'de Minicik Sıcacık Bir Mekan: Datlı Maya



Tarihi Firuzağa Fırını'ndan dönüştürülen, sabahları simit, poğaça ve kahvaltının yer aldığı bir fırın olan Datlı Maya öğleden sonra ve akşamları ise değişik menüsüyle misafirlerine farklı lezzetler tatma imkanı sunan bir bistro haline geliyor. 




Giriş katında fırın, üst katında ise mutfak ve 5 masalı bir salon bulunuyor mekanımızın.




Dekoru da İstanbul'da benzerine az rastlanacak cinsten bu şirin fırın - bistronun. Kendinizi ege - akdeniz kıyılarında salaş bir restoranttaymış gibi hissediyorsunuz. Ben en çok masalarda bulunan karabiber öğütücüsüne bayıldım, çok tatlıydı :)


Birazda yemeklerinden bahsedeyim. Biz nar ekşili lahmacun, güveçte hatay usulu tepsi kebabı, güveçte adana kebap ve ayran söyledik. Yemekler fırın küreklerinde getiriliyor.

Lahmacun güzeldi fakat nar ekşisi tadını alamadım, sıradan bir tattı. 





Hatay usulu tepsi kebabı gerçekten denenmesi gereken bir lezzet, et çok güzel pişmişti fakat bana porsiyonu biraz az gibi geldi.




Güveçte adana kebap da iyiydi. Ama servisine soğan da eklense daha bir güzel olacak sanki. Uzun lafın kısası ben herşeyi çook beğendim ve en kısa zamanda tekrar gideceğim ama bu sefer o meşhur kahvaltıları için :)